5 Şubat 2016 Cuma

Bustle Röportajı (Ocak 2015)

@
Eğer Kristen Stewart'ı hala sadece Alacakaranlık Serisi ve magazindeki imajıyla yargılıyorsanız geçtiğimiz birkaç yıl içinde yaptığı işler bu durumu baştan aşağı değiştirmiş olmalıydı. Sils Maria ve Still Alice'deki etkileyici performansları sağolsun ünlü aktris, nihayetinde Alacakaranlık günlerinden kalma prangalardan kendini kurtarmış görünüyor ve oyunculuk yeteneklerini bir seri harika - ve aynı zamanda feminist - rollerde sergiliyor. Yeni projesi, Certain Women, son zamanlardaki en iyi performanslarından birini barındırıyor. Stewart, yaralı, zor ve oldukça gerçekçi bir kadını canlandırıyor. Aktris, bu tarz rolleri beyazperdede pek de görmediğimizi dile getiriyor.

"Sanki gişeye oynayan kadınlarla ilgili her filmde, kadınlar ya bir zorluğun üstesinden gelmek zorunda ya da hikaye bir aşk hikayesi olmak zorundaymış gibi davranılıyor. [Ancak Certain Women] üç farklı çalışan kadının hikayesini anlatıyor. Bu kadınlar, önlerindekini dahi göremeyen, büyük yanılgılar içinde olan, başarılı veya dominant olmayan, sadece hayatı anlamaya çalışan kafası karışık kadınlar. Ve bence bu, birinin başını büyük bir beladan kurtarmasından daha ilgi çekici bir şey."

Kelly Reichardt'ın yönettiği filmde ana kadın karakterleri Stewart, Michelle Williams, Laura Dern ve çiçeği burnunda oyuncu Lily Gladstone canlandırıyor. Bu kadınların hikayeleri üç farklı bölümde anlatılıyor: Stewart, geceleri Gladstone'un canlandırdığı yalnız ve öğrenme isteğiyle yanıp tutuşan bir öğrenciye öğretmenlik yapan işkolik bir avukatı; Williams kocasıyla yeni bir ev inşa etmeye çalışan bir kadını; Dern ise istemeden sorunlu bir müşterinin alıkoyma davasına müdahil olan bir avukatı canlandırıyor. Hepsinin hayatı birbirlerinden alabildiğine farklı, ancak Stewart, onların kayda değer bir şekilde birbirlerine bağlı olduğunu düşünüyor.


"Üç hikaye de sahip olamayacakları bir şeyi tutkuyla isteyen bir karakteri barındırıyor. Bir şeye takılıp kalmış durumdalar ancak istedikleri şeyle elde etmeye uğraştıkları şey arasında dağlar kadar fark var... Bu insanlar nev-i şahsına münhasır insanlar, önlerindekini göremiyorlar, hani omuzlarına vurup bak işte asıl olayı kaçırıyorsun diyebileceğin türden insanlar yani."


Stewart için karakteri Beth Travis, öğrencisinin ona olan ilgisinin asıl boyutunu dahi göremeyen savruk bir genç kadın, kadınlar için yazılmış tipik rollerden keskin bir dönüşü ifade ediyor.

"Kafası karışık ve gözünün önündeki şeyi dahi göremeyen birini canlandırmak istedim, çünkü genelde filmlerde özellikle de genç kadın ana karakterin sizi, hikaye boyunca sizi her konuda yönlendirmesini istersiniz. Fakat burada etraflarında olup bitenden habersiz, birbirlerini dahi tam anlamıyla göremeyen iki yalnız kadının hikayesini izliyorsunuz. Bence bu oldukça ilginçti."

Certain Women, Hollywood'da üretilen kadın odaklı sıradan filmlerden çok farklı olabilir ancak Stewart'ın kariyeri söz konusu olduğunda bu hiç de alışılagelmemiş bir şey değil.

Bustle

Röportajın çevirisi blogumuz adına Fatma Yalçın tarafından gerçekleştirilmiştir. İzinsiz veya kaynaksız bir şekilde başka platformlarda paylaşılması yasaktır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder