6 Ekim 2015 Salı

Kristen Stewart ve Nicholas Hoult'un Deadline Röportajı (Eylül 2015)

@
*Röportaj 5 Eylül 2015 tarihinde Venedik Film Festivali'nde gerçekleştirilmiştir.

Equals ekibi, Love Crazy’nin yönetmeni Drake Doremus’un fütürist aşk hihayesininin Yarışma kategorisindeki gösterimi için bugün Limbo’daydı. Ben de bu öğlen, filmin yıldızları Kristen Stewart ve Nicholas Hoult ile filmin bir nevi Romeo ve Juliet’in temasına uygun bilimkurgu uyarlaması olması hakkında konuştum. Film, bu gece Venedik’teki kırmızı hali gösteriminden sonra, Amerika haklarının da satılmasının beklendiği Toronto’ya gidecek. Yapımcı Russell Levine’ın söylediklerine göre televizyon dizisi olma ihtimali de bulunuyor.

Equals, duyguların yasaklandığı ve ilişkilerin men edildiği pürüzsüz ve parlak bir gelecekte geçiyor. Her kim bir parça olsun duygu kırıntısı gösterirse ona tedavisi olmayan S.O.S. yani Swithced-On-Syndrome (Duyguların Yüzeye Çıkması Sendromu) teşhisi konuluyor. Stewart, bu sendroma yakalanan fakat çevresindekilere belli etmeyen Nia’yı canlandırıyor. Hoult’un Silas’ı da bu sendroma yakalandığını anlayınca ikili birbirine aşık oluyor ve kaçmaya karar veriyorlar. Jacki Weaver ve Guy Pearce filmin diğer yıldızları. Eleştirilerin bazıları olumlu bazıları olumsuz olsa da filmin dün geceki ilk basın gösterimi oldukça coşkulu geçmişti. İki başrol oyuncusu da ayakta alkışlandı.

Doremus çıkışını 2011 yılında Sundance’de Love Crazy ile Büyük Jüri Ödülü’nü alarak yaptı ve bunu Breath In izledi. Equals, yönetmenin aşk  üçlemesinin son bölümü olma niteliği taşıyor.

Konusu açısından film "tam zamanında çekildi" diyor Stewart. "Bence bu hayattaki en önemli olgu korku. Yeterli miktarda olması motivasyonunuzu arttırabilecekken diğer insanlara karşı tutumunuzu dikta etmesine izin verirseniz çok çirkin bir şey olabilir. Film iki çocuğun hayvani hislerine kendilerini bırakmalarıyla ilgili ve bunun olmasının engellenmesini izlemek çok acı verici, çünkü genellikle engelleniyorlar. Yani film cesurca şunu söylüyor: 'Buna değer. Farklı olsa bile bunu istiyorsun ve elde etmeye çalışıyorsun çünkü sonunu kim bilebilir ki? Şu hayata yalnızca bir kere geliyoruz.'"

Stewart içtenlikle itiraf ediyor: "Filmin bu kadar basit olması ve duyguları açık seçik ele alması beni germişti. 25 yaşındayım. Bazı olaylar yaşamıştım ve bu filmi çekmenin acı vereceğini biliyordum çünkü bu işi doğru yapmazsam kendimden nefret edecektim." En zor kısmı ise "kendimi hissetmemeye zorlamaktı. Ben duygularını asla gizleyemeyen biriyim. Ruh halim neyse suratım da o’dur."

Hoult ise filmin de son sahnesi olan çekimlerin son gününde duygularını gizlemekte oldukça zorlanmış. "Çekimlerin son günü zaten başlı başına duygusal bir deneyimken bir de böyle bir sahne çekmek…  Ben öyle hüngür hüngür ağlayan biri değilimdir ve filmde de bir şeyler hissetmemem gerekiyor. Ama Drake bir şarkı açmıştı ve 'Hazır olduğunuzda' dedi. Hâlbuki ben orda öylece durmuş ağlıyordum.  Kendime 'Tamam, şu anda hiç bir şey hissetmemem gerekiyor, ama deli gibi hissediyorum' diyordum."

Stewart ve Hoult daha önce de karşılaşmışlar fakat asıl tanışma Doremus’un isteği üzerine tam bir saat boyunca aynı cümleyi tekrar tekrar söyledikleri provalarda gerçekleşmiş. Hoult, daha önce böyle bir şeyi sadece Mad Max: Fury Road’la yaptığını söyledi. "Sana ne yaptığını unutturan çok zekice bir şey. Karşındaki insana daha çok odaklanıyorsun" diyor.

İki oyuncu da kariyerlerine erken yaşlarda başlayıp hem bağımsız filmlerle hem de çok ses getiren serilerle yollarına devam ettiler. Hoult, aradaki dengeyi X-Men gibi büyük filmlerin arasına bağımsız filmler sıkıştırarak sağladığını söylüyor çünkü iki tür "çok farklı mekanizmalarla" çalışıyor. Birlikte çalıştığı ve takdir ettiği oyuncular arasında Tom Hardy, Michael Fassbender ve James McAvoy var. "İşlerin heyecan verici olmaya başladığı yaşlardalar. Ben de farklı insanlarla çalışıp yeni şeyler öğrenmeye ve kendimi geliştirmeye çalışıyorum."

Stewart seçimlerinin "hayati seçimler" olduğunu söylüyor.  İsteğinin "Ticari açıdan gelişmek" olduğunu belirtiyor ve "bunu ancak samimiyetle başarabilirim" diyor. "Yani küçük bağımsız filmlerimle ne kadar ilgiliysem şimdiye kadar rol aldığım bütün büyük filmler ya da büyük bütçelerle başlayıp patlama yapamayan filmlerimle de o kadar ilgiliyim. Asla ikisinden birini diğerine tercih etmiyorum.  Kulağa kendini beğenmişlik gibi geliyor ama ikisi de sanat ve sizi tamamen içine çekiyor. Büyük bütçeli bir film teklifi geldiğinde çok mutlu oluyorum çünkü böylelikle sırada bekleyen 3 bağımsız projemi hayata geçirebiliyorum."

Günün ilerleyen saatlerinde Stewart, Hoult ve Doremus Equals için basın konferansına katıldı ve konferansa aktristin şu sözleri damgasını vurdu: "Sevgi var olmadan biz var olabilir miyiz? Bir şeye karşı tutku duymuyorsan – başka bir insana olmak zorunda değil  var olabilir misin? Dürtü, tutku, merak…  dünyamızı döndüren şeyler. Bunları hayatından çıkarınca herhangi bir şey öğrenmek isteyecek misin?" Sonra kendi sorusunu cevapladı. "Sevgi olmadan yaşayabilir miyiz? Hayır."

Kaynak | Çeviri: Zehra Uzun

1 yorum:

  1. Son kısma bayıldım <3 Eline sağlık kuzum, çok güzel olmuş :)

    YanıtlaSil