16 Eylül 2015 Çarşamba

'Equals' Venedik Film Festivali Konferans Notları (Eylül 2015)

@
'Equals'ın 'Romeo & Juliet'e benzetilmesi hakkında:

Kristen Stewart: "Sanırım filmin sonu insanların böyle bir algıya kapılmasına sebep oldu. Bildiğiniz üzere [Romeo & Juliet] birbirleri için ölüyorlar. [Equals] da birbirini sevmeye izni olmayan iki genç aşığın hikayesi.

Filmi çekerken, provalar sırasında aklımızda tek bir soru vardı ve sürekli bunun üzerinde konuşuyorduk: 'Sevgi olmadan biz insanoğlunun var olması mümkün mü? Sevgi olmadan yaşayabilir miyiz yoksa yitip gider miyiz?' Bence sevgi en baskın duygu, dünyamızın sürüp gitmesini sağlayan yegane şey. Bayat bir laf etmek istemiyorum ama benim tüm bu sorulara cevabım 'hayır'."

Duyguların var olmadığı bir dünyada yaşayan karakterini canlandırması konusunda:

"Aslına bakarsanız filmde 'duygulara açık' tek kişi benim, yani [karakterim] tamamıyla tüm duygularını hissedebiliyor. Eminim hepimiz hayatımızın bir noktasında duygularımızı saklama gereği duymuşuzdur, hatta kötü bir gün geçirdiğinizde bile metanetinizi korumanız gerekir -ki bu da oldukça acı verici bir durum. Ancak bu durum Nia için çok ama çok daha zor, çünkü gerçekte neler hissettiğini sürekli saklaması gerekiyor. Onu çok iyi anlıyorum."

Nicholas Hoult'la birlikte çalışması hakkında:

"Birbirimizle sohbet etme şansı yakaladığımız bir prova sürecimiz oldu. Tek odak noktamız senaryoydu. Bu sürecin sonuna geldiğimizde adeta her bir duygunun içinden geçmiştik. Bu adamı [Nicholas Hoult] tanımıyordum fakat [bu sürecin sonunda] karşımda dünya üzerinde herkesten daha iyi tanıdığım Nick'in bir versiyonu varmış gibiydi. Aslında bu klasik bir hazırlanma tekniği ancak ben daha önce hiç böyle bir şey yapmamıştım. Cidden işe yaradı."

Bağımsız filmler ve stüdyo filmleri arasında mekik dokuması konusunda:

"Canlandırdığım her karaktere aynı coşkuyla yaklaşıyorum ve hepsine eşit derecede emek veriyorum. Hiçbir projem için 'Pekala, şunu bitirelim de kurtulalım' demedim. Pek çok oyuncu 'Bir film benim için, bir film seyirciler için' mantığını takip ediyor fakat ben asla öyle bir şey yapamam. Yüzüme gözüme bulaştırırım, beni kovmak zorunda kalırlar.

Kendinizden uzaklaşıp kariyerinizi belli bir taktiğe göre yönlendirmeye başladığınız anda her şey anlamını yitirir, ben böyle bir şeyin başarılı olacağını düşünmüyorum. Elbette sosyopat oyuncular var ancak oyunculuk bu işe yüreğinizi koymanızı gerektirir. Yeni bir projeye her atıldığımda acayip korkuyorum. 'Aman Tanrım, onlara gidip bu işi ben yapabilirim mi diyeceğim cidden?' demeye başlıyorum kendi kendime. Fakat sonra bir anda kendimi projenin içinde buluyorum. Bu hiç değişmiyor, yani bütçenin ne kadar olduğu beni bağlamıyor."

Kaynak | Çeviri: Fatma Yalçın
Çeviri blogumuza aittir. Başka platformlarda izinsiz veya kaynaksız paylaşılması yasaktır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder