4 Temmuz 2015 Cumartesi

Elle Güney Afrika (Haziran 2014)

by infinitekristens
Bu çekimi [Rosabotanica reklam çekimini] nasıl tanımlarsın?

Kristen Stewart: O fotoğraflarda sanki bir keşfetme duygusu varmış gibi hissettim hep, özellikle arkadan bakınca. Sanki bir kız hiç bilinmeyen bir yere düşmüş gibi; onun kendisini, gerçek benliğini anlamaya çalışma mücadelesi gerçekten ilginç. Sanki sarmaşıklar kızın üstünde büyümeye başlayıp onun bir parçası haline geliyor, kız ise o kadar rahat ki bunu daha bir benimsiyor. Ama bu durum öyle zayıf, zararsız bir şey değil, aksine daha tahrik edici.

Bu sahnenin çekimlerinin tamamında stüdyoda mıydın?

Kristen: Özellikle bu kampanyayı mı soruyorsun? İlk kampanya için olan resimler önden çekilmiş tam fotoğraflardı, tüm yüzüm görünüyordu. Bir şeylerin arkasında saklanmıyordum. Fakat bu seferki çekim biraz daha ince düşünülmüş diyebilirim. Omzun üstünden bakış falan, harika bir şey. Çok uzun süredir kendi dünyamın içindeydim, bana bakan da kim? Şey gibi...agresif kelimesini kullanmak istemiyorum fakat başka ne desem? Sen söyle.

Bu çekim bir öncekinden daha rahat mıydı?

Kristen: Aslında ikisini de sevdim. Hikayeyi buradan başlayarak anlatamazdık, en baştan başlamamız gerekiyordu. Yani hikayenin böyle bir noktaya gelmesi ilginç bir hava yarattı.

Bu çekim için nasıl hazırlandın? Yoksa sadece kendini çekimin akışına mı bıraktın?

Kristen: Kendimi akışa bıraktım. Birlikte çalıştığımız kişilere gerçekten çok güveniyordum, aslında ne yapacağımızı da tam olarak bilmiyordum, ki bunu sevdim. Ne yapacağımı kendim bulmam hoşuma gitti. Durum böyle olunca fazla bir hazırlık da yapmadım tabii. Çekimin en sevdiğim yanı başka bir insana bürünmek zorunda kalmadım. Önemli olan doğal bir çekim gerçekleştirmekti ve Craig sayesinde bu çok kolay oldu.


Craig McDean ile çalışmak nasıldı?

Kristen: Harikaydı. Onunla daha önce bir kez daha çalışmıştım. Eğlenceliydi. Birlikte çalışmayı sevdiğim her fotoğrafçı hakkında aynı şeyi söylüyorum ama eğer bir şeyleri zorluyor ya da en mükemmel pozu yaratmaya çalışıyor gibi hissederseniz, artık eğlenceli bir yanı kalmıyor. Bence Craig bunun olmasına asla müsaade etmiyor. Her şey tam bir karmaşa halinde önüne geliyor ama o ne yapıp edip her şeyi iyi  bir şekilde düzene sokuyor ve ortaya güzel bir şey çıkartıyor. Dönüp bir bakıyorsunuz ve bu nasıl oldu diye şaşırıyorsunuz. Daha 5 dakika önce çok farklıydı! Bir şeyi yaratıp oluşturup onu zorlamaktansa anı yakalayabiliyor.

Makyajını sevdin mi?

Kristen: Evet. Ama aslında bu konu üstünde fazla düşünmedim. Koyu göz makyajı, koyu renk dudaklar... ne yapacağız peki? Ne isterseniz varım! İyi bir makyajdı ve hikayeye de yakışıyordu. İlk makyaj çok ferahtı. Saf ve temiz bir yüz makyajıydı. Bu seferki ise biraz daha dumanlı bir hava katıyor.

Stilini nasıl tanımlarsın? Bu konuda ne dersin?

Kristen: Stil yaratmak benim için çok zor olan bir şey değil. Zor olan bu tarz sorulara cevap vermek. Tanımlaması zor gibi görünen "cool tarzı" nasıl tanımlarsınız ki. Kendi vücudunuzun içinde rahat ettiğinizi hissettiğinizde, görünüşünüzü de sevmeye başlarsınız. Bunu kibirle söylemiyorum - yani 'Ah ne muhteşem görünüyorum' gibi bir durum söz konusu değil. Fakat eğer kendinizi muhteşem hissetmiyorsanız bu da dışarıya yansır. Kendinizi çok fazla zorlamayın, bu kadar basit. Bu söylediğim en klişe şey olsa da; önemli olan kendiniz olup öyle devam edebilmek.

Sen de stilini böyle mi tanımlıyorsun? Sence güzellik nedir?

Kristen: Bence insanları cezbeden şey özgüven değil, düşüncelerinizden rahatsız olmamanız ve kendinizi sorgulamamanızdır. Kendinizi çok fazla ele vermemeniz insanlarda merak uyandırır. Nasıl böyle bir izlenim yaratıldığını merak edersiniz. Bu denklemi ben de pek anlayamıyorum.

Reklamda o garip ama büyülü bahçedesin, bahçe işleriyle uğraşıyorsun diyebilir miyiz? Bahçen var mı? Ya da bahçe için zamanın var mı?

Kristen: Hayır bahçem yok. Ama olmasını isterdim. Bitkilerle dolu bir bahçe mesela. Maalesef henüz bitkim yok. Onlarla gerçekten iyi bir iş çıkarabilirdim. Şu aralar evde fazla kalamıyorum.

Sevdiğin bir çiçek var mı?

Kristen: Sanırım en sevdiğim çiçek gardenya. Kokusu favorim. Bayılıyorum. Bunun dışında diğer çiçek kokularını pek tanımam.

Kaynak
Röportajın çevirisi blogumuz adına Nur tarafından gerçekleştirilmiştir. İzinsiz veya kaynaksız bir şekilde başka platformlarda paylaşılması yasaktır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder