11 Nisan 2015 Cumartesi

'Still Alice' ('Unutma Beni') Basın Bülteni ve Türkçe Afişi


HQ

imagebam.com

Julianne Moore Büyülüyor - Rolling Stone 
Göz Yaşlarınız Kendiliğinden Akacak – Slate 
Mükemmel Performanslar – The New York Times 
Julianne Moore’dan Oscarlık Bir Performans – Salon.com

Bir Richard Glatzer ve Wash Westmoreland filmi.


FİLMİN KÜNYESİ

Yönetmen: Richard Glatzer & Wash Westmoreland
Yapımcılar: Lex Lutzus, James Brown, Pamela Koffler
Görüntü Yönetimi: Denis Lenoir
Oyuncular: Julianne Moore, Alec Baldwin, Kristen Stewart
Müzik: Ilan Eshkeri
Süre: 101 Dakika

KISA SİNOPSİS 

Columbia Üniversitesi’nde dil bölümünde profesör olan Alice Howland hayatta istediği her şeye sahiptir. Ona sadık bir kocası ve üç çocuğu vardır. Hayatı işiyle ailesinin arasında gidip gelmektedir.

UCLA’de yaptığı bir konuşma sırasında konuşma için çok önemli bir kelimeyi bir türlü hatırlayamaz. Başarılı bir akademisyen için oldukça tuhaf olan “unutmak” eylemi, bir sabah yaptığı bir koşu sırasında tekrar eder; koşuya çıkan Alice eve dönüş yolunu bir türlü hatırlayamaz.

 Ailesinden gizli biçimde gördüğü nörolog, umduğundan daha kötü bir haber verir. Alice, Erken Başlangıçlı Alzheimer’a yakalanmıştır. Bu haberi kocası John ile paylaşır. Ailesiyle ilk büyük buluşmalarında bu haberi çocuklarıyla da paylaşır. Haftalar ilerledikçe Alice hastalığının ailesi, evliliği ve kariyeri üzerindeki etkileriyle başa çıkmak zorunda kalacaktır.

FİLM HAKKINDA NE DEDİLER?

“Olmak ya da olmamak, Julianne Moore bu sorunun trajik sınırlarında geziyor ‘UNUTMA BENi’de.” - The New Yorker

“Stewart’ın varlığı filmin duygusal yoğunluğunu arttırıyor. Stewart ile Moore’un okyanus kenarında yaptığı, hepimizin aşina olduğu ama sonunda iliklerimize kadar hissettiğimiz o konuşma gücünü, ikilinin muhteşem uyumundan alıyor. ” - Los Angeles Times

“Filmografisi ile Oscar’ı kazanmayı çoktan hak eden Julianne Moore, gerçek bir star büyüsüne, güçlü bir oyuncunun doğuştan gelen yeteneğine sahip.” - Rolling Stone

“Yönetmen ikilisi, filmde işlenen sürece benzer bir süreci Glatzer’in ALS ile mücadelesi sırasında yaşamış olmalılar ki senaryonun her noktasında bu hissediliyor...” - Variety

“Filmde Alzheimer hastalığının kimi evrelerinin bilinçli olarak anlatılmadığını gördüğünüzde, filmin Alzheimer hastalığı deneyimine ne kadar yaklaştığını hissediyorsunuz.” - Slate

“Glatzer ve Westmoreland’in yetenekli kamera kullanımı ve Kristen Stewart ile Alec Baldwin’in muzip; ama duygusal oyunculuklarıyla Moore, filmi gerçek bir toplumsal dram haline getiriyor.” - Salon.com

“’UNUTMA BENİ’ Alzheimer’lı birinin hissettiği hem var olma hem de yok olma ikileminin felsefi ve duygusal yönlerini ele alıyor. Bunu yaparken de en çok Julianne Moore’un zarifçe fark yaratan performansından yararlanıyor.” - The New York Times

“Alzheimer hastalığının en büyük ironilerinden biri, bu hastalığa yakalananların kaderlerinin ne kadar farkında oldukları sorunudur. Glatzer ve Westmoreland, bu çıldırtıcı durumu büyük bir tutku ve incelikle işliyor.” - Entertainment Weekly

YÖNETMEN GÖRÜŞÜ (Wash Westmoreland)

“Lex Lutzus ve James Brown, Aralık 2011’de bizi arayıp kitaba bir göz atmamızı istediklerinde konuyu kendimize çok yakın bulduk. O yıl Richard dilinin sürekli sürçmesi sonucu doktora gittiğinde doktor, ALS teşhisi koymuştu. Kitabın ilk bölümleri bize bu hastalık sürecindeki deneyimlerimizi hatırlattı. Alice, Richard’ın doktoruna sorduğu soruların aynılarını soruyor. Teşhisin ilk zamanlarındaki felç inmesi korkusu, zaman geçtikçe hissettiği yılgınlık, hayattan elini çekeceği hissi… Hepsi aynıydı. Peki, biz bu filmi gerçekten o anda çekmek istiyor muyduk?”

“Lisa Genova’nın dolaylı anlatıma başvurmayan dürüst kaleminden çıkan sayfaları okudukça filmin de aynı dürüstlükle çekilmesi gerektiğine ikna olduk. Kitap, Alice’in hafıza kaybının mesleğine, gündelik yaşamına, sosyal yaşamına ve aile dinamiklerine etkisini ayrıntılı biçimde inceliyordu. Ozu’nun Grief filmi hastalık ve yaşlılık karşısında ailelerin nasıl bir tavır sergilediğini göstermek açısından evrensel bir öneme sahiptir. Lisa’nın kitabının ana konusu olan üç çocuklu aile, Alice’in hikayesi için mükemmel bir iskeletti.”

“Ana karaktere yoğunlaşmaya başladıktan bir süre sonra, Alice’in kıvırcık siyah saçlarını kaybetmeye başladığı andan itibaren, onun aslında kızıl saçlı olabileceğini hayal etmeye başladık. Richard’a “Bu rolü kim oynayabilir?” diye sorduğumda, notlarının arasında “Julianne Moore” yazdığını gördüm. Ona proje ile ilgili bir mesaj attık. Senaryodan önce kitabı da okudu. Birkaç zaman sonra Skype üzerinden konuştuğumuzda daha birkaç saniye geçmişti ki ‘ben varım’ dedi.”

“Çekimlere başladığımızda Richard kendini ne besleyebiliyor, ne de tek başına giyinebiliyordu. Ellerini kullanamıyor; yalnızca belli açılardan notlar alabiliyordu. Buna rağmen her gün sete geldi ve bu filmi yönetti. Bu durum, yapıma daha derin bir anlam kattı. Filmin ta kendisini yaşıyorduk. Setteki herkes özel bir şeyler olduğunu hissediyordu.”

Kaynak

Not: Film, 13 Şubat'ta vizyona girdi ancak bazı özel sebepler nedeniyle blogumuza ara verdiğimiz bir döneme denk geldiği için afişi ve basın bültenini şimdi paylaşıyoruz.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder