11 Nisan 2015 Cumartesi

Kristen ve Juliette Binoche'un Rolling Stone Röportajı


Röportajdan anektodlar:

Peter Travers: Juliette'le birlikte oturup tüm Alacakaranlık filmlerini izlediniz mi? 

Kristen: [Şaka yollu] Tabii ki. Bir akşam oturduk ve beş Alacakaranlık filmini birden izledik. 

Juliette Binoche: O sırada ben de Kristen'a [Ingrid] Bergman filmleri izletmeye çalışıyordum.

Kristen: Aynen. [Kendi kendini taklit ediyor] "Tutulma'yı izlemeyecek miyiz ama biz?"

Peter Travers: Peki bu çekişmeyi hanginiz kazandı? 

Juliette Binoche: İkimiz de kazanmadık.

Kristen: Hadi ama be! Hayır, öyle bir şey olmadı. Ona hiçbir Alacakaranlık filmini izletmedim ama birkaç Bergman filmi izledik, doğrudur.

Peter Travers: Birkaç tane Bergman filmi izlediniz ama Alacakaranlık filmlerinden hiç birini izlemediniz, öyle mi? Bence bu hiç adil değil ama bu konuya girmeyelim şimdi.

***

Peter Travers: Bu filmi çekerken birbiriniz hakkında neler öğrendiniz? 

Juliette Binoche: "Öğrenmek" doğru kelime mi bilemiyorum ama Kristen'ın sete gelip senaryoyu eline aldıktan sonra repliklerine şöyle bir göz atıp sonra her şeyi ezberlemiş bir şekilde işe koyulmasına hayran kaldım. 

Peter Travers: Çok sinir bozucu değil mi?

Juliette Binoche: Hayır, bence çok fevkalade bir şey!

Kristen: Bir şeyi ilk kez okuduğum an benim için tam bir başka takıntı! O ilk his... bir şey inşa etmeye çalışıyor gibi değil de daha çok ciddi manada bir keşfe çıkıyorsunuz gibi. Bir şeyi bir kez deneyimledikten sonra ondan sonraki tekrarlar bana çok sahte, hatta taklit gibi geliyor. Bu yüzden bir şeyi önceden okumayı ve özümsemeyi sevmiyorum, repliklerimi bellemek istemiyorum ki onları arayıp bulma zevkini yaşayabileyim. Fakat Juliette benim tam tersim.

Peter Travers: Tam tersi derken...

Juliette Binoche: Ben böyle bir şeyi tek seferde okuyup hemen özümseyecek yeteneğe sahip değilim. Öyle bir yeteneğim hiç yok yani. Ayrıca İngilizce benim anadilim değil, o yüzden de bir metni anlamak için iyice okuyup tartmam ve kavramam gerekiyor. Bir olay hatırlıyorum (gülüyor), bir sahne vardı. Sahnenin sonunda bir şey söylemen gerekiyordu ama sen...

Kristen: ...Tam tersini söyledim! 

Juliette Binoche: Evet! Çok komikti.

Peter Travers: Hangi sahne? Ne söyledin? 

Kristen: O sahnede oyundan diyaloglar okuyorduk ama [Maria] bir türlü havaya giremiyordu çünkü küçük detaylara takılıp kendine saplantı haline getirmişti. Ben orada "Söyle şu replikleri artık! Zaten hepsini biliyorsun, hepsi mantıklı işte!" diye kendimi yırtıyordum, o ise bana uymamakta ısrar ediyordu. Okuduğumuz oyunun son repliğinde [Maria] "Bu işi istiyor musun?" gibi bir şey söylüyor ve senaryoda "Evet, kabul ediyorum." yazıyordu fakat ben yanlışlıkla "Hayır, kabul etmiyorum." dedim! Sonra sahneyi batırdığımı fark ettim ve "Hayır, aslında kabul ediyorum." falan dedim...

Peter Travers: Yönetmen de o sırada "Bu kız ne yapıyor böyle?!" diyordu kesin.

Juliette Binoche: Hayır, aslında...

Kristen: Hayır. Gayet zarif bir şekilde, büyük bir sevinçle "Tabii ki hayatımın sonuna kadar her gün seninle birlikte çalışmak isterim seni güzel kadın!" dedim. Evet, çok eğlenceliydi, harikaydı.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder