11 Ocak 2014 Cumartesi

Flare Dergisi Röportajı (Şubat 2014)

Flare - Kristen Stewart'ın sık sık küfürlerle gözler önüne serilen açık sözlülüğü ve kırmızı halıda Chuck Taylor giymesi onun en kıymetli özelliklerinden bazıları çünkü bu davranışları tamamen kendine özgü. "Gerçek bir sanatçı" olarak tanımladığı Balenciaga'nın eski baş tasarımcısı Nicolas Ghesquiére ile iş birliğini sorduğumda, "Moda dünyasının hep yüzeysel olduğunu düşünmüştüm," diye itiraf ediyor. Fotoğraf çekimleriyle ilgili olarak ise "Onunla birlikte çalıştığımız fotoğraf çekiminden öncekiler benim için adeta bir işkence gibiydi," diyor.

Stewart, tutkularını ön planda tuttuğu için son iki yılını öngörülmemiş ve cesur bir şekilde oyunculuğa ara vererek geçirdi. Bu durumu, "Hayata geçirmeyi çok istediğin bir hikaye olmadığı sürece bu iş hiçbir şeye değmez," diye açıklıyor. İki farklı rol onu oyunculuğa geri döndürdü. Sils Maria'da orta yaşlı bir aktrisi canlandıran Oscar ödüllü Juliette Binoche'nin özel asistanını canlandırıyor. Guantamo Kampı'nda geçen Camp X-Ray'de ise sarsılmaz idealleri olan fakat hayatın aslında sadece siyah ve beyazdan ibaret olmadığını fark eden sıradan bir kızı oynuyor. "Hayatın gerçekleriyle çarpıcı bir şekilde yüzleşiyor ve ben bu duyguyu çok iyi biliyorum," diyor Stewart.

Hayranları bu filmlerin ve yeni duyurulan Chanel kampanyasının yayınlanmasını heyecanla bekliyor. "Dedikodu dergileri ve blogları ne kadar çok kişiye ulaşabiliriz mantığıyla kolayca size çeşitli kimlikler yüklüyor. İnsanlar gazeteleri ellerine aldıklarında hayatım hakkında mükemmel bir şekilde uydurulmuş kısa hikayeler okuyorlar ve bu çok saçma. Nasıl olur da bir insanın hayatı böyle kelimelerle sınırlandırılabilir?" Stewart tek yönlü bir insan olmaktan çok uzak biri ve bu gizemi bizi ona çekiyor.


1. Uğraştırmayan Saçlar: "Saçımı çok fazla yıkamıyorum bu yüzden kuru şampuan kullanıyorum. Ne şanslıyım ki kendinden dalgalı saçlarım var."

2. Kanada Mutfağı: "Poutine mükemmel bir şey. Patates kızartmasının üstüne et suyundan yapılmış bir sos ve peynir dökmek... acayip alakasız ama aynı zamanda çok da güzel bir şey."

3. Kulak Hoş Geliyor: "Küçükken Interpol'ü çok dinlerdim bu yüzden şimdi onları dinlediğimde çok nostaljik hissediyorum."

4. Zahmete Değer Hediyelik Eşya: "Ne olursa olsun bana verilen kitapları eve getiriyorum."

5. Kırmızı Halıya Özel: "Converseler."

@KstewAngel | Çeviri: cenup

1 yorum:

  1. Bugüne kadar okuduğum her röportajın sonunda hep aynı söyledim 'gerçekten özel bir karaktere sahip'. Düşünceleri hiç sığ değil ve karakterini ortaya koymaktan çekinmiyor. Küfürlü konuşma tarzı varsa insanların içindeyken de bunu yapabiliyor kendini geri çekmiyor neyse o. Aslında bütün bunların altında insanların onun hakkında ne düşündüklerini umursamaması var ;)

    YanıtlaSil