20 Ocak 2014 Pazartesi

'Camp X-Ray' Ekibinin EW Röportajı



Röportajdan anektodlar:

Muhabir: (...) Duyduğuma göre ayakta alkışlanmışsınız.

Peter Sattler: İnsanlar ayakta duruyordu.

Kristen: Ayakta mı alkışladılar? Bense o sırada... (kafasını eğip o sırada koltuğunda saklandığına gönderme yapıyor)

Peter Sattler: Aslında bu çok tuhaf bir tepki. Filmin sonu acı bir şekilde bitiyor bu yüzden insanların ayağa kalkması çok ilginçti...

Lane Garrison: ...Ve bunu alkışlamaları.

Peter Sattler: Çok tuhaf bir duyguydu. Ne hissedeceğimi bilemedim film harika bir iş çıkardı derken aynı zamanda o acı sonun etkisindeydim.

(...)

Muhabir: Karakterleriniz için ne gibi hazırlıklar yaptığınızı merak ediyorum.

(...)

Kristen: Hiç kimsenin hakkında hiçbir şey bilmediği bu kızı keşfetmem gerekiyordu. Normal hayatında nasıl biri olduğuna dair hiçbir detay verilmiyor bu yüzden nereden geldiğini, neden orada [Guantanamo'da] olduğunu ortaya çıkarmak istedik. Böylece seyirciye hikayeyi doğru bir şekilde anlatacaktık. [Cole] Hakkında konuşmaya başladık, bir şiir yazdım ve ona [Peter'a] gönderdim...

Peter Sattler: Hayır cidden yazdı. Tıpkı edebiyat kulübündeymişiz gibi atışıp duruyor ve bu kızın kim olduğuna dair küçük şeyler yazdık; tıpkı şöyleydik "bu kızın lisede nasıl olduğunu hatırlıyorum", "ah evet kesinlikle öyle biriydi". Küçük küçük parçaları bir araya getiriyor gibiydik. Çünkü bir karakteri tamamen ortaya koyabilmek için ayrıntılar gereklidir. Ve biz de bunu yaptık.

Lane Garrison: O [Kristen] bu filmde inanılmaz.

Peyman Moaadi: Evet öyle.

Lane Garrison: O inanılmaz.

Kristen: (öksürüğüyle rol arkadaşlarının söylediklerini bastırmaya çalışıyor)

Lane Garrison: Filmde ne kadar iyi bir iş çıkardığını bilmesini istiyoruz.

Muhabir: [Kristen ve Peyman Moaadi'ye] Karakterleriniz kitaplar ve kitap arabası sayesinde bir ilişki kuruyor değil mi?

Peter Sattler: Kristen'ın karakteri kitap dağıtıyor... Bu aslında çok absürd bir hikaye, insanların hiç beklemediği ve orada yaşanan diğer her şeyi düşündüğünüzde filmi dengeleyen bir durum. Kristen'ın karakteri sert bir asker olmaya çalışıyor fakat aynı zamanda onlara [tutuklulara] yemek götürüyor, kitaplar getiriyor ve çamaşırlarını yıkamaya gönderiyor. Sadece bir asker olmak için eğitim alıyor ama orada durum çok daha farklı, dört duvar arasında milyonlarca farklı görevleri var. Bu durum askerlerin psikolojileriyle de oynuyor. Kitap arabası mevzusuna gelirsek; Peyman'ın karakteri çok büyük bir Harry Potter hayranı...

Kristen: Harry Potter'la kafayı bozmuş durumda. Bu çok komik...

Peter Sattler: Çok tuhaf bir durum.

Peyman Moaadi: [Peter] Bana Snape'le ilgili bir şeyler söylüyordu ve ben de bu senaryodaki Snape olayı nedir diye sordum. O da bana "Snape, Harry Potter'daki bir karakter. Harry Potter'ı okumadın mı?" diye sordu ve ben de "Hayır, ben o kitapları okumadım," dedim.

(...)

Kristen: [Guantanamo'nun] Filmde ele alınış şeklini sevdim, orada öylece varlığını sürdüren bir obje gibi...

Peter Sattler: Evet. Biz sadece Guantanamo var; bu durumu değiştiremiyoruz ve bu karakterler de değiştiremez bu yüzden değiştirmeye çalışmayacağız dedik. Film size bir şeylerin değişmesi gerektiğini değil, o kutunun [Guantanamo] içinin nasıl olduğunu ve neler yaşandığını anlatıyor.

Kristen: Ve filmin sonu... İpucu vermek istemiyorum ama... bu cümleyi bitirmeyeceğim. Yani bilirsiniz ya...

Peter Sattler: Her zamanki gibi kalbinizin karanlık bir köşesine dokunuyor.

Kristen: Cümlemi tamamladığın için teşekkür ederim.

Çeviri: cenup

1 yorum:

  1. sonunda üzüleceğiz yani. erken söylemeleri iyi oldu, hazırlayayım kendimi.

    YanıtlaSil