13 Aralık 2012 Perşembe

USA Today Röportajı (Aralık 2012)

Özel hayatı hakkında: "İnsanlar benimle ilgili her şeyi biliyormuş gibi davranıyordu. Şimdi ise daha da azını biliyorlar. Ne isterlerse onu yansıtıyorlar. Bu büyük bir eğlence aracı. Hayatınızın dışına çıkıp olaya böyle baktığınızda ve her şeye yön verebileceğinizi düşündüğünüzde... Kendi hayatınızı yaşamak zorundasınız. Ben de sadece kendi hayatımı yaşamaya devam edeceğim."

Alacakaranlık Serisi'nin sona ermesi hakkında: "Kendimi hiç bu projeye saplanıp kalmış gibi hissetmedim. Kesinlikle hayır. Seri devam ederken milyon tane başka şey yapma şansım oldu. Yani bu proje beni başka şeyler yapmaktan alıkoysaydı da bunu içerlemezdim. Bir projeye bitirmek için başlarsınız. Film aralarında geriye dönüp hikayeyi bitirmek için can atıyordum. 'Yolda'yla seriden uzaklaşıp farklı bir şey yapma ve kendimi kurtarma gibi bir niyetim yoktu."

Şöhreti hakkında: "Her şeyi tam anlamıyla daha da gerçekçi kılan bazı şeyler var. Tamamen tesadüfi gerçekleşen olaylar. Sanki sürekli şikayet ediyormuşsun gibi geliyor ama bir restoranda oturuyorum ve restoranda bir ünlüyle karşılaşıldığında verilen en normal tepki - ki bu çok garip - insanların gülümsemeleri, kıkırdamaları veya size bakmalıdır. Ben ise sanki ilk okuldaymışım da mekandaki herkes bana gülüyormuş gibi hissediyorum. Bazı insanlar vardır bir mekana girer, herkese selam verirler ve bu gayet doğal karşılanır. Ben öyle biri değilim işte. Çok cana yakın biri olduğumu düşünmüyorum. Ama sanırım bu bazen iyi bir şey. Rob daha çabuk fark edilen biri, özellikle de beraber dışarı çıktığımızda. Herkes onu fark ediyor ama beni değil. Kafama kapüşonumu çektiğimde sadece uzun saçlı bir kız oluyorum ve böylece dışarı çıkabiliyorum."

Soğuk ve samimiyetsiz biri olduğunu düşünmeleri hakkında: "İnsanlar benim kesinlikle erişilemez olduğumu düşünüyor, bu çok saçma. Alacakaranlık'la ilgilenen herhangi biriyle tanıştığımda birinin gelip de 'O hikayeyi seviyorum,' demesinden daha kıymetli bir şey yok. Bu çok ortak bir duygu."

İçine kapanık biri olması hakkında: "Bir yerdeyken gidip lavabonun yerini sorduğumda arkadaşlarım neredeyse beni alkışlıyorlar. Ya da barmene gidip 'bir tur içki daha alabilir miyiz?' dediğimde. Taşın altına elinizi sokmak zorundasınız! İnsanlarda en çok sevmediğim şey bu şekilde başkalarını etiketleme olayıdır."

USAToday | Çeviri: cenup

2 yorum: