19 Ekim 2012 Cuma

Kristen ve Nicolas Ghesquiére'nin Vanity Fair İtalya Röportajı

Daha önce hiç bir ilham perisinin rolüne bu kadar bağlı olduğunu ve bir sanatçıyı böylesine ilham dolu görmemiştim. Kristen Stewart ve Nicolas Ghesquiére'nin arasındaki tehlikeli ilişki salt bir merakla başladı. Tıpkı Hollywood aktrisleri ile başarılı tasarımcılar arasında sık sık yaşandığı gibi. Paris'teki Bristol Hotel'inin süitinde buluştuğumuz Kristen, Nicolas'a bakarak "Bende hiçbir etki de bırakmayabilirdi ama tam tersine hayatımı değiştirdi," diyor.

Nasıl bir araya geldiniz?

Kristen Stewart: Bu iş birliğini her zamanki gibi içgüdülerime güvenerek kabul ettim. Ama sonra Nicolas beni tamamıyla bu işin içine soktu. 22 yaşında bir Amerikalı olduğumu unuttum, kendimi yeni bir dünya ve kültürün içinde buldum. Hayaller kurmaya başladım ve vücudumun da benimle birlikte değiştiğini hissettim; bana rehberlik eden güvenilir birinin elinde artık bir kadın oluyordum.

Nicolas Ghesquiére: Bu işin sahte bir tanıtım havasında olmasını istemedim. Kristen'ın kanlı canlı bu işin içinde yer almasını istedim ve beraberinde gelecek tüm o duygusal yükü de kabul ettim. Daha kadınsı ve seçimlerinde daha cesur biri olmasını istedim.

Kristen Stewart Balenciaga parfümlerinin ilham perisi olarak Charlotte Gainsbourg'ın yerine geçti. Niçin hep bu tarz alışılmadık bir dişiliğe sahip, zayıf ve alışılagelmiş klasik kadın vücuduna sahip olmayan kadınları  seçiyorsun? 

NG: Charlotte ve Kristen benim kreasyonlarım içim mükemmel seçimler. Onlar hiçbir şeyden korkmayan güçlü ilham perileri.

KS: Tipik kızlardan değilim biliyorum, ama her şeyi oluruna bırakan biri de değilim ve açıkça hiçbir şeyi kolay yolla elde etmeyi sevmiyorum. Mükemmel iş birlikleri için gerekli olan o doğru enerjiyi arama mücadelesine girmekten hoşlanıyorum. Normal olmayacak derecede meraklı biriyim, farklı olan her şey ilgimi çekiyor.

Nicolas'ta farklı olan nedir?

KS: Ben sıradan bir ailede büyüdüm, fakat o her zaman bir parçası olduğu "zarafet"le birlikte doğmuş. Birlikte çalıştığımız süre boyunca kendi çekiciliğim hakkında pek çok şey öğrendim. En önemlisi de vücudunun doğru parçalarını ortaya koyacak doğru parfüm ve elbiselerin ehemmiyetini kavradım.

Ve Nicolas, Kristen'da en çok ilgini çeken şey neydi?

NG: Bir kreatör tıpkı bir beyaz atlı prens gibidir; sürekli onun yaratıcı hayaller kurmasına sebep olan düşlerinin prensesini arar. Kristen işte o mükemmel prensesti. Florabotanica'yı onun için yarattım ve onun varlığı diğer pek çok yaratıcı sürecin temel noktasıydı.

Bu deneyim sende nasıl bir etki yarattı?

KS: Florabotanica'yı bir nevi yetişkinliğe geçiş bileti olarak görüyorum. Kadınların çekiciliklerini gerçekten kullandıkları o döneme.

Dergi taramaları

imagebam.com imagebam.com

İtalyanca'dan İngilizce'ye çeviri: @winnie_is | Team-Kbitch
Türkçe çeviri: cenup

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder