29 Ağustos 2011 Pazartesi

Glamour Magazine: Dumanlı Bakışlar ve Salaş Bir Tarz

Image and video hosting by TinyPic

Mesai Bitimi: Rahat giyimin kraliçesi Kristen bu konuda ikon haline geldi. Sıcak bakır rengi ve dudak parlatıcısı onun az şaşalı tarzının anahtarı.

Dumanlı Bakışlar: Alacakaranlık'ın güzel yıldızı hafif dokunuşlarla tarzını koyu ve gizemli tutmaya devam ediyor. Büyük dalgaları, gri tonlarındaki göz makjayı ve dudağındaki ufak dokunuşlarla kombine edilmiş.

Glamour Magazine UK

MyAnna Buring Kristen ve Şafak Vakti Hakkında Konuşuyor

Şafak Vakti'nin Tanya'sı MyAnna Buring Kristen ve Şafak Vakti hakkında konuştu. ''Kristen gerçekten harika bir kız. Bu sektör için çok güzel fikirleri var ve onunla çalışmak çok keyifliydi.'

Günün Resmi #71

Image and video hosting by TinyPic

"Eğer giyindiğim birşeyi beğenmediysem bunu yüz ifademden tamamen anlayabilirsiniz."  KS

28 Ağustos 2011 Pazar

'Yolda' Sonbahar Festivallerine Hazır Değil


Variety.com'un haberine göre Yolda filmi önümüzdeki sonbaharda gerçekleşek hiçbir film festivaline yetişemeyecek. Kaynak aynı zamanda yönetmenin hala ses üzerinde çalıştığını da eklemiş.

Günün Resmi #70

Image and video hosting by TinyPic

W Dergisinden Farklı Bir Kare

Resmin orjinal hali için üzerine tıklayınız.

Resim tanıdık gelebilir daha önce siyah-beyaz versiyonu yayınlanmıştı bu ise farklı renklerde.

27 Ağustos 2011 Cumartesi

Flashback: The Runaways Röportajı - Mart 2010


Bildiğimiz gibi Kristen şu an Londra'da Snow White and The Huntsman filminin çekimlerinde tabiri caizse at koşturuyor. Bizde bu boşluğu eski röportajlara göz atarak dolduralım dedik. Röportaja geçmeden önce küçük bir not! Bu çeviri hem blog için yapılan hem de bireysel olarak yaptığım ilk çevirilerden bu yüzden anlatım bozuklukları, gramer hataları haddinden fazla. Hataları hoş görelim. :)


Başrollerini Joan Jett rolüyle Kristen Stewart, Cherie Currie rolüyle Dakota Fanning'in paylaştığı The Runaways filmi 1970'li yıllarda genç yaşlarında müzikle bir ilke imza atan ilk kız rock grubunun hikayesi.
Basın toplantısında, aynı zamanda Alacakaranlık fimlerinde de birlikte rol alan Kristen Stewart ve Dakota Fanning ile bu röllerin nasıl üstesinden geldiklerinden, şöhret ve hayranlarıyla olan deneyimlerinden ve kendi gardıroplarını ne kadar sevdiklerinden konuştuk.

-Joan Jett ve Cherie Currie rollerini almak sizin için nasıl bir duyguydu? Kristen sen Joan Jett ile aynı enerjiye sahip gibi duruyorsun ama Dokata sen Cheeri Currie'den farklı gözüküyorsun. Bu bayanları canlandırmak nasıldı?

Dakota:Benim daha önceden oynadığım rollerden çok ayrı bir rol olduğunu düşünüyorum. Açıkcası daha önce yaptığım filmlerden oldukça farklı ve izleyecek olan insanlar için de farklı olucaktır ama ben sevdim. Farklı şeyler yapabildiğimi göstererek insanları şaşırtmayı seviyorum. Umarım ilerde daha çok bu tip rollerde bulunurum.
Kristen: Bu çok nadir gerçekleşen birşey ama Joan ve ben birbirimizi gerçekten iyi anladık. İlişkimiz sıradan ya da kolay tarif edilebilicek bir şey değil ama gerçekten ikimizin de birbirinden farklı, kendimize özgü davranışlarımızın olduğunu düşünüyorum. Onun yaptığı küçük mimikler bende yok. Filmi yaptığımız zamana dayanarak, filmi çekmeden önce bu rölü ne kadar düşünmüş olduğumu ve film çekildikten sonra birçok kez basında bulunup, Joan karakterinin hala üzerimde olmasını da düşündüm. İnsanlar bunu biraz benim üzerime attılar ama kafamda ona dair ufak birşeyler koruduğumu hissediyorum.

-Çalışırken Joan ve Cherie ile ilişkiniz nasıldı?

Kristen:Ben ikisine de çok minnetarım. Çok şanslıyız ki bu film onları da içeriyor. Ünlü insanlar hakkında film yapabilirsiniz ama Joan hem bu filmin yapımcığını üstlentlenmek istedi hem de her gün sette bulunmak istedi ve onun için çok önemli olan zaman konusunda oldukça anlayışlıydı. ''Başka birini getirin, anlatmam gerekenleri bu kıza anlatamam'' böyle bir şeyi rahatlıkla diyebilirdi.
Filmde bilinmesine gerek olmayan şeyleri bilmeye ihtiyacımız vardı. Sadece detaylar değil, nasıl hissettiklerine dair kişisel düşünceler. Bu yüzden onların sette bulunması hoştu. Ayrıca detaylarda da yardım ettiler çünkü herşeyin nasıl gerçekleştiğini bilemeyiz. Gerçek olaylar hakkında bişeyler uydurmak ve boşlukları doldurmayı denemek felaket olabilirdi.

-Sizin performasınıza yardım edicek ne tür özel detaylar verdiler?

Kristen: Senaryonun yazılma şekli ve diyaloglardan dolayı Kim'in kızlarla uğraşması gerçekten saldırgan ve küstahca, nerdeyse onlara liderlik yapıp gitmek istemedikleri bir yola sürükleyip onları olmadıkları birşeye çevirmeyi deniyordu. Her zaman ''Yüzünü yumruklayabirim'' diye düşündüm ama Joan ''Hayır sen de olsan ona gülerdin. Onu sev, o eğlenceli biri. Onun kadar çılgın ve tuhaf olmayı çok isterdin'' dedi. Senaryoyu okudukça ''Tanrım ne kadar da kaba'' diye düşündüm ama Joan her zaman onu sevmemi söyledi. Onu Joan'suz anlamak imkansızdı.

-Cinsellikle ilgili sahnelerle başa çıkmak nasıldı, zorlandınız mı?

Kristen:Bu onları farklı yapıyor. Ben Joan'un o zamanki yaşından daha büyüğüm ama bütünüyle farklı olduğunu düşünmüyorum. O yaştayım ve ben bir gencim. Joan gerçekten her zaman bu konuda konuşurdu ve cinselliğin gençler tarafından ortaya atılması bu yüzden saygı görmemesi ona hala yapmacık gelir. Gençsin ve bununla nasıl başa çıkıp çıkamayacağını bilmiyorsun, böyle birşey korkunç olabilirdi ama onların küçük seksi birer varlık olduğu inkar edilemez, özellikle sonradan. Kişisel olarak bu sadece film yapmaktı. Şu an bunun üzerine düşünüyorum ve filmin de bunu ele alması ve ''Ne biliyor musun bu cidden düşünülmüş ve gözden düşmüş birşey'' demesi güzel.

-İkinizde filmlerinizin promosyonu için Japonya'da bulundunuz, özellikle Alacakaranlık için. Sizin Japonya'daki kendi deneyimleriniz The Runaways ile karşılaştırıldığında nasıldı?

Dakota: Japonya'ya gittiğiniz zaman, bu benim deneyimim, gerçekten tutkulu ama saygılı hayranlar var. Filmdeki Japon hayranlarla olan sahneyi çok sevdim. Bunu söyleyebilirim çünkü daha önce otelin içine kaçmak aynı zamanda orda kalmayı istemek gibi durumlarda bulundum çünkü çok hoş gözüküyorlardı. Parti yapmak istediler ama gitmek zorundaydık. Onlar böyleler Eğlenceli ama aynı zamanda çılgınca.
Kristen: Bende aynı şekilde düşünüyorum. Farklı bir kültür. Karşılama her zaman sıcak ama aynı zamanda ayrı bir dokusu var. Bunları yapmamın sadece bir yolu var ve böyle karşılanmak hoş ve her zaman eğlenceli. Filmden çıkartılan ve benim çok sevdiğim bir bölüm vardı. İki kız gelip bize tarak veriyorlar ve bizde ''Teşekkürler çok teşekkürler'' diyoruz ama sonra bu taraklarla bizim saçımızı taramak istediklerini söylüyorlar çünkü saç telimizi istiyorlar. Çok iyiydi. Bu benim gerçekten anlayabileceğim bişey. Gerçekten tatlıydı.

-Eğer bu filmden birşeyi gardırobunuza alabilseniz bu ne olurdu?

Dakota:Herşeyi saklıyorum ama tek birşeyi almam gerekirse bu korse olurdu
Kristen:Deri ceketi almak isterdim ama bende herşeyi saklıyorum.


Röportaj;Christina Radish
Kaynak;iesb.net

Günün Resmi #69

Image and video hosting by TinyPic

Nylon Dergisinden Eski/Yeni Resim

Resmin orjinal hali için üzerine tıklayınız.

26 Ağustos 2011 Cuma

Chicago Sun Times'dan Şafak Vakti Röportajı

Chicago Sun Times'tan beklemeyi tercih edenler için güzel haberler var. Beyaz perdedeki birkaç yıllık belirsizlikten sonra Edward Cullen sonunda her genç erkeğin bir gün yeni eşlerine söyleyebildikleri yüz kızartan ''Soyumuza hoş geldin'' anını yaşayabildi. Önce aşk, sonra evlilik ve ardından bebek arabasındaki küçük, uzun dişli yaratık. Yılın en çok beklenilen filmlerinden biri olan Şafak Vakti 18 Kasım'da vizyona giriyor.

Robert Pattinson ''Bu sahneler beyaz perdeye nasıl yansıyacak çok merak ediyorum.'' diyor ve ekliyor ''Bu film diğerlerinden oldukça farklı. Ortaya koyulan risk çok daha büyük çünkü şimdi sıra tüm seriyi tepetaklak etmede. Doğum sahnesi korkutucuydu, yüzünüze bir tokat gibi geliyor. Bella'yı kaybetmekle onu vampire dönüştürmek arasında karar veren Edward'ın başarısızlığı. Oyunculuk kariyerimde şimdiye kadar çekmek zorunda olduğum en zor sahneydi ve beni çok üzdü.''

Stewart ise düğün için ''İlk birkaç çekimde o uzun yolu adeta yarışıyormuş gibi koşuyordum çünkü bu ikisini bir an önce evlendirmek istiyordum.'' yorumunu yaparken Pattinson şunları söylüyor '' Düğün sahnesini sona bırakmayı seçtik çünkü çok önemli bir sahneydi, o anın içinde kaybolmamız gerekiyordu.''

Günün Resmi #68

Image and video hosting by TinyPic
“Alacakaranlık’ın senaryosunu okuduğumda başka bir filmde çalışıyordum. Kitabı okumadan önce senaryoyu okudum hatta oyuncu seçimleri sırasında bile daha kitabı okumamıştım. Tabiki 3 yıl içinde dört kitabı da didik didik edip okudum ama bu işe başlarken Alacakaranlık’ın büyük bir hadise olduğunu bilmiyordum.” KS

Makyöz Elias Hove Kristen İle Yaptığı Çekim Hakkında Konuşuyor

Image and video hosting by TinyPic
''Tüm günü alan çekimimiz bitti. Kristen Stewart çok sevimliydi beni de artık resmen hayran listesine alabilrsiniz. Rankin'de çılgın bir makyaj yaptım.''

Daha önce de haberini verdiğimiz fotoğraf/dergi çekimi yapılmış. Hangi dergi için yapıldığı henüz belli değil.


25 Ağustos 2011 Perşembe

K-11'in Çekimleri Sona Erdi

Image and video hosting by TinyPic

Uzun süredir kimlerin oynayacağının muallakta olduğu Kristen'ın annesinin (Jules Mann-Stewart) yönettiği ve senaryosunu yazdığı K-11 filminin çekimlerinin bitişi geçtiğimiz günlerden yapılan bir partiyle kutlandı. Kristen'ın bu projede yer alacağı zannediliyordu, o filmin kadrosunda değil ama aileden başka biri, Kristen'ın abisi (Cameron Stewart) filmin kadrosunda yer alıyor.

Yapımcı: Michele Berk - Tom Wright Jr.
Yapımcı/Yönetmen: Jules Mann-Stewart
Yazar: Jared Kurt - Jules Mann-Stewart,
Filmin Konusu: Sefahat içinde yaşamaya alışkın müzik prodüktörü Ray Saxx, en ünlü sanatçılarından birini öldürme suçuyla birden bire kendini bir hapishanede bulur. Fakat kullandığı uyuşturucunun etkisiyle olaya dair hiçbir şey hatırlayamamaktadır. Ray, hapishanede normal çoğunluğun tersine ahlaksız Çavuş Johnson tarafından yönetilen cinsel suistimal ve uyuşturucu kullanımının kol gezdiği K-11 koğuşuna yerleştirilir. Ray'in becerikliliği sayesinde çavuşun bu terör saltanatı bir son bulacak ve belki de bu durum Ray'in kurtuluş yolu olacaktır.

Taylor Lautner Kristen Hakkında Konuşuyor

Yeni filmi 'Abduction'ın promosyonu için Avusturalya'da bulunan Taylor Lautner, Kristen hakkında konuştu. Bir önceki sene Tutulma'nın promosyonu için Kristen ile birlikte Avusturalya'ya geldiğini söyleyen Lautner, Kristen'ı kıskandırmak için ona resim yolladığını söyledi. Artık çekimleri biten Alacakaranlık filminin oyuncularıyla hala görüşüyor musunuz sorusuna ise şöyle cevap verdi. ''Geçtiğimiz dört yıl boyunca film çekimleri olsun promosyonlar olsun Kristen ve Robert'la çok yakın arkadaş olduk. Alacakaranlık serüveni bittikten sonra da devam edecek olan özel bir bağımız var.''

Dazed and Confused Dergisi İçin Fotoğraf Çekimi?


Beauty Base London'ın Facebook sayfasındaki asistan aradıklarını duyuran habere göre Kristen yeni bir fotoğraf çekimine katılıcak. ''Yarınki Kristen Stewart çekimi için Elias Hove'un asistana ihtiyacı var. Dazed and Confused dergisi için yapılıcak ikinci çekime kalması isteniyor. Fotoğrafçı Luke Freeman.''


Günün Resmi #67

Image and video hosting by TinyPic
©

MTV Movie Awards 2011'den Yeni Resimler

Image and video hosting by TinyPic

imagebam.com imagebam.com imagebam.com imagebam.com

24 Ağustos 2011 Çarşamba

Taylor Lautner Kristen Hakkında Konuştu



Taylor Avustralya'da kendi filmi 'Abduction' tanıtımı sırasında kırmızı halıda verdiği röportajlarda Kristen hakkında konuşmuş.

Günün Resmi #66

Image and video hosting by TinyPic
©

‘Kristen bu film için (Yolda) imza attığı zaman daha Alacakaranlık filmleri sinemalarda bile değildi. O inanılmaz derece çalışkan, işine bağlı ve çok iyi bir oyuncu.’’ -Garrett Hedlund

'W Dergisi' Çekimlerinden Yeni Bir Kare

Image and video hosting by TinyPic

imagebam.com imagebam.com

'Şafak Vakti' Dünya Prömiyeri Tarihi Belli Oldu

Image and video hosting by TinyPic

Şafak Vakti : Bölüm 1 Dünya prömiyeri 14 Kasım Los Angeles Nokia Sineması'nda olacak. Orada olacak mısın ?